Gürültü Ve Kalabalıktan Uzak Muhteşem Bir Yer : Ljubljana / Slovenya


GÜRÜLTÜ VE KALABALIKTAN UZAK MUHTEŞEM BİR YER ; Ljubljana / Slovenya

 

 

Farklı firmalar tarafından sunulan yurt dışı tatil turlarını bir kenara bırakıp eşinizle birlikte en özel anlarınızı yaşayacağınız eğlenceli bir balayı turuna çıkmaya ne dersiniz?Öyleyse sizleri Orta Avrupa ülkelerinden biri olan ve çok fazla tanınmasa da muhteşem doğal güzelliklere sahip olan Slovenya’ya gitmenizi tavsiye ederiz.

 

İtalya’nın batısında yer alan bu ülke için insanlar ‘Minyatür Avrupa’, ‘Alplerin Güneşli Yüzü’ ve ‘Avrupa’nın Yeşil Barışı’ ifadelerini kullanırlar.İstanbul’dan uçakla 2 saat 10 dakika süren başkent Ljubljana’ya ulaştığınızda sizleri Slovenya’nın Alpleri karşılayacak.Öğrenci şehri olarak bilinen Ljubljana Slovenya’nın en büyük şehri.En büyük şehir dediğimize bakmayın, toplam nüfusu 274.000 civarlarında.Kelime anlamı ‘sevgili’ olan şehirde hayat her zaman hareketli.Şehrin içinden geçen nehir kenarında bulunan kafelerde yemeğinizi yerken sokak çalgıcılarından yükselen melodiler muhabbetinize ayrı bir güzellik katacak.

 

Zaman kaybetmeden bu şehri keşfetmek istiyorsanız bize göre yapmanız gereken ilk iş Turist Bilgi Merkezine giderek şehirle ilgili haritaları ve dökümanları temin etmek olsun.Şehirde oldukça yaygın olan bisiklet ve scooter kullanımı sayesinde siz de bu araçlardan kiralayarak gezinize başlayabilirsiniz.Şehir turunuza ülkenin 1991 senesinde bağımsızlığını resmen açıkladığı Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayabilirsiniz. Bu meydanın hemen karşısında Parlamento Binası da yer alıyor.Şehrin tarihini yansıtan ve muhteşem bir manzaraya sahip olan Ljubljana Kalesi’ni de görmeden dönmeyin.Turistler için hazırlanan ‘Ljubljana Card’ ile şehirdeki müzeleri gezebilir ve toplu taşıma araçlarını kullanabilirsiniz.Kartı alırken belli bir miktar ödeme yaptıktan sonra müzelerde ve toplu taşıma araçlarında bir daha ücret ödemesi yapmanıza gerek kalmıyor.

 

Eğer tarih kokan yerleri gezmeyi seviyorsanız bir sonraki adresiniz Rönesans dönemini halen yansıtmayı başaran Fuzine Kalesi olabilir.Şehirdeki birçok önemli mimari yapı dönemin en meşhur mimarlarından Joze Plecnik tarafından inşa edilmiş.Şehrin simgesi haline gelen Tromostovye Köprüsü’nde de bu mimarın imzası bulunuyor.Yan yana sıralanmış olan 3 köprüden oluşan bu esere Üç Kardeşler Köprüsü de deniliyor.Tarihi yerlerini saymakla bitiremeyeceğimiz bu şehrin diğer görülmesi gereken yerlerinden de bahsedecek olursak ; Ursilina Kilisesi,Fransız Kilisesi, Ulusal Kütüphane, Zale Mezarlığı ve Tivoli Parkını da görmenizi tavsiye ederiz.

 

Dolu dolu bir günü geride bırakıp yepyeni bir güne uyandığınızda ilk iş olarak Tivoli Parkı’nda yürüyüş yapmaya ne dersiniz? Devasa boyutlarda yemyeşil ağaçların arasında sabah sporunuzu yaparken Alplerden gelen mis gibi temiz havanın da tadına varmış oluyorsunuz. Ljubljana şehrine 45 dakika mesafede olan Postonja Mağarası,eminiz ilginizi fazlasıyla çekecektir.Biletlerinizi aldıktan sonra geziye elektrikli trene binerek başlıyorsunuz.Daracık yerlerden geçiren bu tren sayesinde mağaranın içinde gezme fırsatı bulurken yolculuk yaparken yanınıza mutlaka mont ya da şal türü kıyafet almanızı tavsiye ediyoruz.Malumunuz mağaranın içi, sizi soğuk havasıyla karşılıyor.20 kilometrelik bir alana sahip olan mağara içinde tamamını gezme şansınız olmasa da keyifli anlar yaşamanıza yetecek kadar mağara içinde kalıyorsunuz.Mağaranın içerisinde 30 cm’lik Proteus Anguinus adı verilen bir hayvan türü de yaşıyor.Mağaradan sonraki adresiniz Predjama Kalesi olabilir.Yapı olarak ülkemizdeki Sümela Manastırı’nı andıran bu kale içinde balmumu heykeller ve çeşitli eşyalar bulunuyor.

 

 

Bohinj ve Bled Gölü’nü Görmeden Dönüş Biletinizi Almayın

 

Balayınızın en güzel ve doğal anlarını buraya saklayınız. Her ne kadar yukarıda bahsettiğimiz eserler tarih koksa da kimi insanlar böyle yerleri gezmeyi pek sevmezler.Eğer sizde böyle biriyseniz ve doğayla kucaklaşmak istiyorsanız Bohinj ve Bled Gölü’nü gördükten sonra eminiz evlilik yıl dönümünüzde bile tekrar buraya gelmek isteyeceksiniz. Başkent Ljubljana’ya yaklaşık 55 kilometre uzaklıkta yer alan Bled Gölü, turistlerin en fazla uğradığı mekan olarak dikkat çekiyor.Gölün ortasında yer alan adaya ‘Pletna’ adı verilen teknelerle geçmeniz mümkün.Adanın zirvesinde yer alan St. Marry Assumption Kilisesi’ne çıktığınızda karşınıza yine muhteşem bir manzara çıkıyor.Çoğu insan gibi siz de buradan ayrılırken oldukça zorlanacaksınız. Bled Kalesi’nde yer alan müzeleri de gezerek doğayı ve tarihi aynı anda yaşayabilirsiniz.

 

Bled Gölü gezisinden sonra sırada bir diğer doğal güzellik eseri olan Bohinj Gölü geliyor. Bled Gölü’ne 30 km mesafede olan Bohinj Gölü’ne başkent Ljubljana’dan düzenli olarak otobüs seferleri de bulunuyor.Buraya vardığınızda yapacağınız ilk işlerden biri teleferiğe atlayıp 1.500 metre yükseklikte muhteşem manzaranın tadını çıkarmak olsun.Yine bu bölgede bulunan Savica Şelalesi’ni de görmenizi tavsiye ederiz.Eğer buraların muhteşemliği sizi fazlasıyla etkilediyse ve tatilinizi birkaç gün daha uzatmaya karar verdiyseniz buralarda bulunan bazı köy evleri otel olarak da hizmet veriyor.

 

Kalabalıktan uzaklaşmak isteyenler için oldukça ideal bir ülke olan Slovenya’ya gitmek için ülkemiz vatandaşlarına ne yazık ki vize uygulaması bulunuyor.Ancak bu sizin gözünüzü korkutmasın. Kesinlikle buna değecektir. Mutlu bir yaşam sürmeniz dileğiyle.

Sertifikalı Pırlanta
Ücretsiz Kargo
Güvenli Alışveriş
Kolay İade
Thales Pırlanta Tüm Bankalar
Copyright 2017 - Thales Pırlanta Her Hakkı Saklıdır.
Thales pırlanta tescilli markadır.